Mp3'ünLerin Evi ...

KaliteNin YeNİ Vek Tek AdreSİ
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Belaya Sabır Nimete Şükür....!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
Dua
Admin
Admin
avatar
Cinsiyet: Kadın
mp3evin Forum Ekibi...
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 24/12/08
Mesaj Sayısı : 553
Nerden : ♥Canımın Gölgesinden♥
Lakap : Dua
Kullanıcı profilini gör
MesajKonu: Belaya Sabır Nimete Şükür....! Çarş. Ara. 24, 2008 8:47 pm

Belaya Sabır Nimete Şükür....!

...Halin iki durumdan başka yorumlanamaz. Onlar, belâ ve nimet halidir.

Belâ içinde isen sabretmeye çalış. Sabretmeye çalışmak, her insan için en az yapılması gereken bir vazifedir. Bundan sonra sabırlı olmak var. Zor*la sabretmek, pek iyi sayılmaz. Bizzat haliyle sa*bırlı olmak daha iyidir. Ama güzeli rızadır. Bun*dan sonra uysallık gelir. Uysal olmak, bir insan sa*hibi için en iyi şeydir. Kendini yok görüp kadere teslim olmak da iyi*dir, ama herkes bunu yapamaz. Bu, varlığını ilahî varlığa veren zümrenin işidir.

Sana gelen nimet olduğu takdirde şükür yolunu tutman gerekir. Bu şükür ise üç şekilde olur: Dille, kalple ve bütün duygularla.

Dil İle Şükür: Bütün nimetlerin Allah'ın olduğu*nu itiraf etmek. Nefse, kuvvete, halka, güç ve kuv*vetine bir pay çıkarman şükrü bozar. Birçok vasıta ile sana iyilik yapılabilir. Bunları da Allah tarafın*dan yaratılmış birer sebep bilmen gerek. Çünkü dış görünüşte her ne kadar bazı sebepler ve delil*ler varsa da bunların Ötesinde ilahî kudreti sezmen gerek.

Her şeyi yapan Allah'tır; yaradan, veren, geti*ren O'dur. O, şükredilmeye herkesten daha lâyık*tır. Neden sebeplere bağlanmak doğru görülsün? Asıl sebebi de yaratan Allah olduğuna göre şükre hak kazanacak olan da Allah *(cc.) olmalı, değil mi?

Sana bir hediye gelse., o hediyeyi getiren güze*le mi bakman lâzım?.. Ona mı nimet sahibi diye itibar göstermen gerek? Hayır, asıl o hediyeyi sana gönderene şükür ve saygılarım takdim etmen ge*rekir. Nimeti getireni görüp onun esas sahibini unutuyorsan şu ayetin bildirdiği zümreye dahil olursun:

- "Onlar, dünya hayatının dışını bilirler, bunun ötesinden gafildirler."

Akıllı kimse, işin sonunu bilendir. Sebeplere bağlanan kısa akıllıdır. Dışa bağlanıp işin iç alemi*ni unutmak bir cahillik sayılır.

Kalp île Olan Şükür: Bu bir itikat işidir. Buna inanmak lâzımdır. Kopmaz bir manevî bağa sarıl*mak gerektir. O bağ şöyle gelişmelidir; bilmelisin: içinde ve dışında durmanda veya yürümende ne gibi tad ve iyilik varsa hepsi Allah’ındır. Hatta yaptığın şükür bile. Kalben bunları bildikten son*ra dilin ona bir tercüman olmalıdır.

Allah-ü Teâlâ Hazretlerinin şu ayetlerine iyice inanmalısın. Çünkü kalpten bunlara inanmış ol*man bir şükürdür:

- "Sizde olan bütün nimetler Allah'tandır. Al*lah, dışınıza ve içinize nimetlerini bol bol sermiş*tir/'

- "Allah'ın nimetlerim saymakla tüketemezsin."

Bunlara inanmış olan bir iman sahibi için Al*lah'tan başka yardımcı ve şükre layık kimse düşü*nülebilir mi? Duygulara Olan Şükür: Bu da bütün duyguları ibadetle kullanmakla olur. Şunu da ilave edelim ki Allah'ın emirleri dışında hiçbir sese kulak vermemek lazımdır. Bu durumda nefis, şeytan ve şahsî arzu uyulmaması gereken şeylerdir. Allah'tan gay*ri hiçbir şeye uymamak lâzımdır. Hele Allah'a iba*det eder gibi bir şeye tapmak hiç olmaz. Bu yapıl*dığı takdirde zalimler içine girilmiş olur. Bu züm*reye zalim denildiği gibi haksızlıklar için cebir kullanan demek de olur. Allah'ın emri dışında baş*kasına emir vermek, bir zor kullanma olmasa dahi zulümdür. Bu hali insan şahsi için yapsa da zulüm olur. Bu yol, salih ve yararlı insanların yolu sayıl*maz. Bunlar hakkında ilahî hüküm şudur:

- "Allah'ın emri haricinde hüküm veren fasıktır.” Denir, Diğer bir âyetle ise kâfir olduğu beyan edilir.

Bu işin sonu da iyi olmaz. Netice ilahî bir azap olan cehenneme kadar götürür. O cehennem, akla gelen basit ateş gibi değildir. Onu tutuşturacak şey, kükürt taşı ve insandır. Dünyanın hafif ateşine bir'an dayanmak imkansızdır. Ahire tin büyük aza*bına nasıl dayanılır? Nefse uyar, halka tapar, Hak*kı bırakırsan gideceğin yerin cehennem olacağını unutma. O gün orada:

- "Kurtuluş, kurtuluş.."

Diye bağırmak fayda getirmez. Her ne kadar:

- "Allah... Allah... Allah..."

Söylesen yine seni çıkaran olmaz. Ancak imanın elden gitmemişse bir zaman yanar, sonra çıkarsın. Ancak günah kadar yanmak lâzımdır.

Nimet ve belâ halinde ol ve onların icaplarını yerine getirmeye bak. Bütün ömrün bunların dı*şında değildir. Yukarıdan beri anlattığım gibi her şeyin has hakkını öde.. Belâya sabret.. Nimete de şükür...

Belâ halinde insanlara şikâyette bulunma. Bu halinde en ufak bir sıkıntı hali dahi belli etmeme*ye çalış. Halini kimse bilmesin. Hakkı itham etme. Hikmetine karışma. Nimetini boşa götürme. Dün*ya ve âhiretle işlerine yarayacak şeyleri seç. Eğer bir derdin varsa Allah istemedikten sonra kimse şifa veremez.

- Derdi Allah verdi; şifayı kul verdi.. Deme. Derdi veren Allah, şifa sebebini de veren yine O. Aksi halde Hakk'a eş koşmak olur. Halbu*ki O'na mülkünde ortak yoktur.

O'nun izni olmadan iyilik ve kötülük olmaz. Ne gelir olur ne de gider. Gerek afiyet gerek gayrı hepsi O'nun emriyle olur. Gerek dış âleminde gerekse iç âleminde insanlara fazla kıymet verme. Herkesi olduğu kadar değerlendir. Netice de onlar da senin gibi bir kuldur. Allah'ın isteği olmasa se*nin hiçbir şeyin zayi olmaz. Bu hallerde sana dü*şen en büyük iş, sabretmek ve razı olmaktır. Çün*kü Hakkı bırakıp halka koşmak haramdır, yasak*tır.

Hakkı her Kötülükten tenzih et. Nefsin şerrin*den ona sığın. Tevhid yoluna gir. Onun birliğini itiraf et. Nefsin elinden kurtulman en büyük iştir; buna çalışman lâzımdır. Taa ömür sona erip nefsin bitinceye dek sabırlı ol; Hakkın emirlerine uy.

Elbet darlık gider. Bir gün olur darlık kalkar. Ni*met gelir; saadet selamet yolları açılır. Peygambe*rimizin (s.a.v.) halini düşün. Diğer peygamberlerin başına gelenleri dinle. Bilhassa Eyyûb Peygambe*rin hali senin için en büyük derstir. Hepsinin sıkın*tısı gitti; hem de gecenin gündüze karşı yok olan karanlığı gibi. Yaz olunca kaybolan kışın soğuğu gibi. Her şeyin bir zıddı vardın Her şeyin bir sonu ve her şeyin bir bitim tarihi olur. Sabır, her iyiliğin anahtarı hükmündedir. Bir Hadis-i Şerifte:

- "Bir vücut için kalp ne ise iman sahibi için de sabır odur."

Buyuruldu. Diğer yerde ise:

- "Sabır, imanın hepsidir.” Buyurulmuştur.

Şükür, nimetin saklanma kabıdır. Gelen her ni*met bir muhafazaya muhtaçtır. Muhafaza edilmezse yok olup gider. Nimetlere şükür etmediğin zaman elinden hepsi gider. Bu anlatılanlar, büyük öğütlerdir; bunları oku. İbret al. İnşaallah bir gün kurtulursun.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
SerSeri
Yönetici
Yönetici
avatar
Cinsiyet: Erkek
mp3evin Forum Ekibi...
Yaş : 28
Kayıt tarihi : 13/12/08
Mesaj Sayısı : 285
Nerden : K.S.A
Lakap : İbo
Kullanıcı profilini gör http://mp3evin.1forum.biz
MesajKonu: Geri: Belaya Sabır Nimete Şükür....! Çarş. Ara. 24, 2008 11:44 pm

Teşkkürler
_________________
_ ▁ ▂ ▃ ▄ ▅ ▆ ▇ █ █ ▇ ▆ ▅ ▄ ▃ ▂ ▁ _

♪ ♫ ♫ Fєєl Ŧђє ๓ยรเς ♪ ♫ ♪


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Belaya Sabır Nimete Şükür....!

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Mp3'ünLerin Evi ... :: .Dini Bölüm. :: Dini Hikayeler & Dini Sözler & Dini şiirler -